18 Eylül 2013 Çarşamba
Alamanya-1...:)
Aslında 4 günlük ama yol sürelerini çıkınca 2 güne düşen Almanya seyahatim yıllar sonra yurtdışına çıkışımın iş sebebiyle bahanesi oldu..
Küçükken Hollanda'dan arasıra haftasonları akrabalarımıza gidişimizin çocuk hafızamda bıraktığı izlerden başka birşey yoktu hatırladığım..Yani bana göre Hollanda gibi bende izler oluşturmamış bir memleketti.
Yinede iş sebebiyle yapacağım,bende fazlasıyla heyecan uyandıran bu gidiş öylede ani olduki,2 gün öncesine kadar ortada olmayan bir seyahat..Bileti alıyoruz,gidiyorsun ile başlayıp noktalanan bir süreç:)Eh istemem yan cebime koy misali:)..Neyse gereği başarı ile yerine getirilip dönüldü çok şükür..
Münih havaalanına doğru alçalmaya başlayınca ilk gözüme çarpan bu yeşillik ve düzene eşlik eden bulutsuz ve güneşsiz hava..10 derece civarında seyreden hava sıcaklığını bilerek Antalya'nın 37 derece sıcağından bir anda 3 saat sonra bu manzarayı görmek birazcık moral olarak çökertsede yinede heyecan vericiydi..
''Asla otelde kalmana izin vermeyiz,, deyip ısrarla evlerinde misafir eden akrabalarım ilk gün benim için döktürmüşler sağolsunlar..Halbuki otelim falan hazırken onların bu samimi ısrarlarını kıramazdım..
Sokaklarında dolaşırken,hala ne zaman geleceğiz acaba Münih merkezine,veya Münih temiyiz sorusunu mütemadiyen sorup durdum:)..Ben İstanbul veya en kötü ihtimalle Antalya gibi hareketli bir büyükşehir beklerken:)Güldüler..Bu kadar..Yani böyle burası dediler.
Bir hafta sonra yapılacak geleneksel festivalleri ''Oktoberfest,, için yapılan hazırlıklar doludizgindi..
İş durumlarını hallettiğim vakit dışında Münih'in en hareketli yeri olan Marinenplatz'a gezerek yol aldık akrabamla..Kalabalık artıyor ve düşüncelerimi geri alıyordum:)
Meslek gereği böyle vitrinleri es geçmedim ama burdaki sebep milli duygulardı:))
Münih'te döner yedik:)..Açıkçası ne gerek var ve ben bu döneri zaten hep yerim diye içimden geçirirken başka bir seçeneğiminde pek olmadığı kanısına varmıştım..Yani yemek seçeneğimi burdan yana kullanmak zorunda olmam benim Alman pastasını kahve eşliğinde yememi engellemeyecekti:)
Dönere gelince,ben böyle bir döneri Türkiyede bile yemedim..Şaka falan değil...10 numara enfes döneri Gaziantep retoranda ülkemden binlerce kilometre uzaklıkta yedim..
Biz birşeylermi yapıyoruzki bu dönerlere burada bilemedim.
Geleneksel giysilerini ''oktoberfest,,te giyecekleri için bu özel deri,işlemeli kıyafeti vitrinlerde sık sık görmek mümkündü..
Mağazaları gezerken bu gördüğüm pamuklu basit geceliğin fiyatı beni şok etmeye yetti...Kalitelimi?..Evet.Ne olursa olsun,300 lira bir penye geceliğe verilirmi?..Kafayı yemiş bunlar:))
Her yer tarih kokuyor burada..Savaşta taş taş üstünde kalmayan bu şehirde yaşayanlar aynı taşları kullanarak şehri yeniden eski haliyle inşa etmişler...
Gelecek postta görüşmek üzere sizleri harika bir şarkı ile başbaşa bırakıyorum..
Küçükken Hollanda'dan arasıra haftasonları akrabalarımıza gidişimizin çocuk hafızamda bıraktığı izlerden başka birşey yoktu hatırladığım..Yani bana göre Hollanda gibi bende izler oluşturmamış bir memleketti.
Yinede iş sebebiyle yapacağım,bende fazlasıyla heyecan uyandıran bu gidiş öylede ani olduki,2 gün öncesine kadar ortada olmayan bir seyahat..Bileti alıyoruz,gidiyorsun ile başlayıp noktalanan bir süreç:)Eh istemem yan cebime koy misali:)..Neyse gereği başarı ile yerine getirilip dönüldü çok şükür..
Münih havaalanına doğru alçalmaya başlayınca ilk gözüme çarpan bu yeşillik ve düzene eşlik eden bulutsuz ve güneşsiz hava..10 derece civarında seyreden hava sıcaklığını bilerek Antalya'nın 37 derece sıcağından bir anda 3 saat sonra bu manzarayı görmek birazcık moral olarak çökertsede yinede heyecan vericiydi..
''Asla otelde kalmana izin vermeyiz,, deyip ısrarla evlerinde misafir eden akrabalarım ilk gün benim için döktürmüşler sağolsunlar..Halbuki otelim falan hazırken onların bu samimi ısrarlarını kıramazdım..
Sokaklarında dolaşırken,hala ne zaman geleceğiz acaba Münih merkezine,veya Münih temiyiz sorusunu mütemadiyen sorup durdum:)..Ben İstanbul veya en kötü ihtimalle Antalya gibi hareketli bir büyükşehir beklerken:)Güldüler..Bu kadar..Yani böyle burası dediler.
Bir hafta sonra yapılacak geleneksel festivalleri ''Oktoberfest,, için yapılan hazırlıklar doludizgindi..
İş durumlarını hallettiğim vakit dışında Münih'in en hareketli yeri olan Marinenplatz'a gezerek yol aldık akrabamla..Kalabalık artıyor ve düşüncelerimi geri alıyordum:)
Meslek gereği böyle vitrinleri es geçmedim ama burdaki sebep milli duygulardı:))
Münih'te döner yedik:)..Açıkçası ne gerek var ve ben bu döneri zaten hep yerim diye içimden geçirirken başka bir seçeneğiminde pek olmadığı kanısına varmıştım..Yani yemek seçeneğimi burdan yana kullanmak zorunda olmam benim Alman pastasını kahve eşliğinde yememi engellemeyecekti:)
Dönere gelince,ben böyle bir döneri Türkiyede bile yemedim..Şaka falan değil...10 numara enfes döneri Gaziantep retoranda ülkemden binlerce kilometre uzaklıkta yedim..
Biz birşeylermi yapıyoruzki bu dönerlere burada bilemedim.
Geleneksel giysilerini ''oktoberfest,,te giyecekleri için bu özel deri,işlemeli kıyafeti vitrinlerde sık sık görmek mümkündü..
Mağazaları gezerken bu gördüğüm pamuklu basit geceliğin fiyatı beni şok etmeye yetti...Kalitelimi?..Evet.Ne olursa olsun,300 lira bir penye geceliğe verilirmi?..Kafayı yemiş bunlar:))
Her yer tarih kokuyor burada..Savaşta taş taş üstünde kalmayan bu şehirde yaşayanlar aynı taşları kullanarak şehri yeniden eski haliyle inşa etmişler...
Gelecek postta görüşmek üzere sizleri harika bir şarkı ile başbaşa bırakıyorum..
9 Eylül 2013 Pazartesi
Düğün dernek ve mutlu son..
Artık memlekette tatil postlarının sonuncusunu yazıp gınaa getirdiğim uzatmalara bir son vermek istiyorum..
Neredeyse kurban bayramı ile birleşecekti artık yazılar:)
Babamın akrabası,aynı zamanda komşularının son beşikleri Sibel'in veda gününde idik.
Düğünü Malatya'da olacağı için kına merasimi gündüz düzenlenip gelinliği ile veda etti baba evine..
Bendede bir fotoğraflama merakı sardı o gün sormayın gitsin:)
Sanırsınız profesyonel düğün fotoğrafçısı:)
Hoşuma gitti detaylara odaklanmak..Sibel'de çok beğendi.Resimlerini gönderdim evvelki gün ve iyi haberlerini,teşekkürlerini aldım..
Sibelciğim yeni yuvanda mutlu ol hep..
Bu yazımdan sonra bir süre yokum sevgili dostlar..Bir süre dediğim bu zaman mefhumu 1 hafta kadar.
Yurtdışına iş münasebetiyle birkaç günlük bir yolculuğum olacak..Dönüşümde sizleri bir Almanya postu ile karşılamak isterim..Ölüm kalım olmazsa.Kendime iyi yolculuklar,sizlere güzellikler dileyerek veda ediyor,fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum..Haa bu arada finaldeki şarkıyı benim için dinlemenizi rica ediyorum.Bu aralar pek hoşuma gidiyor:)
Neredeyse kurban bayramı ile birleşecekti artık yazılar:)
Babamın akrabası,aynı zamanda komşularının son beşikleri Sibel'in veda gününde idik.
Düğünü Malatya'da olacağı için kına merasimi gündüz düzenlenip gelinliği ile veda etti baba evine..
Bendede bir fotoğraflama merakı sardı o gün sormayın gitsin:)
Sanırsınız profesyonel düğün fotoğrafçısı:)
Hoşuma gitti detaylara odaklanmak..Sibel'de çok beğendi.Resimlerini gönderdim evvelki gün ve iyi haberlerini,teşekkürlerini aldım..
Sibelciğim yeni yuvanda mutlu ol hep..
Bu yazımdan sonra bir süre yokum sevgili dostlar..Bir süre dediğim bu zaman mefhumu 1 hafta kadar.
Yurtdışına iş münasebetiyle birkaç günlük bir yolculuğum olacak..Dönüşümde sizleri bir Almanya postu ile karşılamak isterim..Ölüm kalım olmazsa.Kendime iyi yolculuklar,sizlere güzellikler dileyerek veda ediyor,fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum..Haa bu arada finaldeki şarkıyı benim için dinlemenizi rica ediyorum.Bu aralar pek hoşuma gidiyor:)
2 Eylül 2013 Pazartesi
Sena..
Bir ''Sena,, postudur bu,uyarılır:)
Şu anki en küçük kız yeğen..
Henüz süt kokan,
Derin ve masum bakan..
Yumuk elleriyle,tombul yanaklarıyla..
Pışpışlanarak uyutulan,
Acıktığında nerdeyse tüm ellerini yiyecekmiş gibi ağzına sokup şapırdatan:)
Şu aralar avizelerde gözü kalan,
Banyo yapmaya bayılıp,sudan çıkınca yaygarayı basan:)..Bu abisindede olup genetik kanaatine varılan:))
Ağlayıp huysuzlandığında alelacele altı açılıp gülücüklere boğulan,
Biraz annesine,biraz babasına benzeyen,
Gayri ihtiyari ikizler burcu doğan:)
Şu an halasının çok özlediği,
Dünya tatlısı bir masum sübyan...
Şu anki en küçük kız yeğen..
Henüz süt kokan,
Derin ve masum bakan..
Yumuk elleriyle,tombul yanaklarıyla..
Pışpışlanarak uyutulan,
Acıktığında nerdeyse tüm ellerini yiyecekmiş gibi ağzına sokup şapırdatan:)
Şu aralar avizelerde gözü kalan,
Banyo yapmaya bayılıp,sudan çıkınca yaygarayı basan:)..Bu abisindede olup genetik kanaatine varılan:))
Ağlayıp huysuzlandığında alelacele altı açılıp gülücüklere boğulan,
Biraz annesine,biraz babasına benzeyen,
Gayri ihtiyari ikizler burcu doğan:)
Şu an halasının çok özlediği,
Dünya tatlısı bir masum sübyan...
31 Ağustos 2013 Cumartesi
Bayram ve sonrası 4
Bu sobadan her eve lazım bence..Sabah kahvaltıya kömbe,akşama tepside kebap ve türlü yemekler..Yanısıra hemencecik orduya yetecek görünümde sütüde pişirip mis gibi yoğurt mayalıyor..
Babamın her seferinde uyumadım deyip ama belgelediğimiz şekerlemelerinden:)
''Yamula,, patlıcanıdır bizim oralarda patlıcanın hası..Annem dolmalığını oyar,yemekliğini doğrar kurutur..Birde güzeldirki.Bembeyaz içi çekirdeksiz.Buralarda nemden kurutma dahi yapamıyorum,ühüüüü:((
Ağaçlardaki elmalardan dayanamayıp kendilerini yere atanlar:)
Mürdüm eriklerinden getiripte bir pasta yapmadığıma bin pişman oldum..
Ah annemin sacda yaptığı ıspanaklı,peynirli,patatesli vee domatesli! böreği..
Daha güzelini yemedim,yiyememde herhalde..
İşte en lezzetlisi..Yarı olgunlaşmış domateslerden bildiğiniz çoban salata yapıyorsunuz..İç harcı bundan ibaret..Sonrasında hafif akan suyu ile sıcak sıcak yemeler..Ham,ham,ham..Gerçekten çoook lezzetli.
Nasıl böyle lezzetli oluyor anlamıyorum..anne eli değimiş gibi derler ya..Banada ilerde kızlarım böyle dermi acaba?
28 Ağustos 2013 Çarşamba
Bayram ve sonrası 3..
Sılada olmanın en güzel yanı,dayı,amca,hala(yok),teyze,kuzenlerle yapılan ortak toplanmalar,piknikler olmuştur bana..
Sağolsun dayımda her gidişimde böyle bir ortamı sağlamakta,mutlu etmekte..
Bu ortam genelde annemin köyünde olmuştur hep..Dere kenarında,buz gibi akan suya karşı,yemyeşil bir ortamda yaptığımız pikniklerde zaman nasıl geçer anlamam..
Annemlerle oraya vardığımızda dayım hummalı bir hazırlığa girişmişti..Herzamanki gibi dayının olduğu yerde piknikte birşeye el sürmeden ,elcağızlarıyla yaptığı mangalın tadını çıkarmakta ayrı keyif veriyor...Bir sarmısak soymadır gidiyordu..Bakıp duruyordum..
Bekle gör dediler..Beklemeye devam ettim..Sarmısağın olduğu yerde mutlaka vardım çünkü:)
Folyonun arasına konulan sarmısağın üzerine minik doğranmış kuyruk yağı ve birkaç tane acı biber güzelce paket yapılıp sarıldı..Kenarları itina ile kapatıldı..
Mangalların üzerinde arkalı önlü kızartılmaya başlarken,içinden gelen cızırtılı ses bana muhteşem bir lezzetin geldiğini söylüyordu..
Anlatmaya gerek yok..Görüntü herşeyi onaylıyordur.İlk yaptığımız ve sonrasında yapacağımız mangalda kesinlikle yapılacaktır..
Annemin bahçesinden giden domateslerle yapılan salatayada doyum olmadı..
Sena'nın keyfine diyecek yoktu..Bir uyuyup bir uyanarak açık havanın keyfini çıkardı..
Annemm...Rahatlığını bahçe kıyafetiyle köyüne giderek tescillemek istedi..Güzel kadındır o..Bu seferde o dinlendi,kardeşi pişirip ikram etti..
Oraları alıp buralara getirsek,yada böyle gözümü yumduğumda ışınlanıp gidebilsem:))..Ya,beni bu memleket özlemi bitireceeek:)...
Sağolsun dayımda her gidişimde böyle bir ortamı sağlamakta,mutlu etmekte..
Bu ortam genelde annemin köyünde olmuştur hep..Dere kenarında,buz gibi akan suya karşı,yemyeşil bir ortamda yaptığımız pikniklerde zaman nasıl geçer anlamam..
Annemlerle oraya vardığımızda dayım hummalı bir hazırlığa girişmişti..Herzamanki gibi dayının olduğu yerde piknikte birşeye el sürmeden ,elcağızlarıyla yaptığı mangalın tadını çıkarmakta ayrı keyif veriyor...Bir sarmısak soymadır gidiyordu..Bakıp duruyordum..
Bekle gör dediler..Beklemeye devam ettim..Sarmısağın olduğu yerde mutlaka vardım çünkü:)
Folyonun arasına konulan sarmısağın üzerine minik doğranmış kuyruk yağı ve birkaç tane acı biber güzelce paket yapılıp sarıldı..Kenarları itina ile kapatıldı..
Mangalların üzerinde arkalı önlü kızartılmaya başlarken,içinden gelen cızırtılı ses bana muhteşem bir lezzetin geldiğini söylüyordu..
Anlatmaya gerek yok..Görüntü herşeyi onaylıyordur.İlk yaptığımız ve sonrasında yapacağımız mangalda kesinlikle yapılacaktır..
Annemin bahçesinden giden domateslerle yapılan salatayada doyum olmadı..
Sena'nın keyfine diyecek yoktu..Bir uyuyup bir uyanarak açık havanın keyfini çıkardı..
Annemm...Rahatlığını bahçe kıyafetiyle köyüne giderek tescillemek istedi..Güzel kadındır o..Bu seferde o dinlendi,kardeşi pişirip ikram etti..
Oraları alıp buralara getirsek,yada böyle gözümü yumduğumda ışınlanıp gidebilsem:))..Ya,beni bu memleket özlemi bitireceeek:)...
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
instagramdayım..
Ben'ce...
- Limon çiçekleri
- Antalya, Türkiye
- Yaşamımızın sınırlarını hayaller belirler.Hayallerin genişliği,yaşamın sınırlarını aşsada bazen,limon çiçeklerinin o dayanılmaz ilhamı kendini buralara atmış durumda.O kokuyu ömrünüzde birkez olsun hissetmeniz dileğiyle...
Google Website Translator
İzleyiciler
Facebook'tayım.
Nereden böyle?
Misafir olduklarım
Sayfalar
Blogger tarafından desteklenmektedir.