29 Nisan 2012 Pazar

Pestil olma durumları,pide durumları..

Hava değişiminden sanırım.
Birdenbire ısınmaya alışamamanın verdiği rahatsızlık..
Bu yazın çok sıcak geçecek olması korkusu.
..........................
Topuklu ayakkabılar işyerinde bugün beni uzun zamandır ilk defa bu kadar yordu.
Çok yakışmış ayakkabıların deselerde umrumda değildi.
Ben şu anda pestil olmuş gibiyim.
Emekli olunca herhalde birdaha topuklu ayakkabı giymeyeceğim desemde,iş dışındada bu alışkanlık içime,ruhuma sirayet etmiş:))Bakkala bile topuklu terliklerle gider oldum.
.........................
Bugün eski resimlere şöyle bir baktık.Nişanımda çekilen resimleri görünce bir tuhaf oldum.Daha 17 sindeyim ayol:).....Yanımda kızım Minelnur vardı bakarken.17 sine bastı..Şöyle bir baktım.Potansiyel kaynana adayıyım ben şimdi öylemi:))Amman kızım!...N'ayır,n'olamaz:))
.........................
Bugün gittiğimiz Konya pidecisindeki muhteşem görünümlü pidelerden bir lokma almadım.Yerine arabaşı çorbası içtim:)Bu sefer güzel olmuştu.Çıkarkende kendilerine söyledim.Beni böyle beğeni dolu sözlerle zor bulursunuz haberiniz ola işletme sahibi:)Eşimde zaten ''hayret,, dedi:)
.......................
Sonrasında yediğim tahinli cevizli kabak tatlısının önündede  olsa şapka çıkaracaktım ama...Bi dahaki sefere.
.........................
Birşey içmek istemedim ama Yaren'in içtiği bakır kaptaki ayrandada gözüm kalmadı değil.
........................
Ve şu anda...Bitik vaziyetteyim ve bir an önce postumu yayınlayıp yatmak istiyorum.Affola..





Hadi neyse şu muhteşem şarkıyı dinleyip gideyim...Sizlerede armağan edeyim..

26 Nisan 2012 Perşembe

Haluj...

Aslen çerkez mantısı olup,bilinen tüm mantı türleriylede hem görüntüsü hem lezzetiyle kapışacak kadarda iddialıdır kendileri.
Epeydir yapmıyordum.Bugüne kısmetmiş.Birde bir itiraf gerekirse;Yaptığım en güzel haluj'du:)


Mantı hamuruna yakın kıvamda yoğurduğumuz hamurda sadece bir yumurta,tuz ve su var.20 dk.dinlendirip açıyoruz.Geniş ağızlı bir bardakla yuvarlaklar kesip içine haşlayıp püre haline getirdiğimiz,içine sıvıyağda öldürdüğümüz soğan,biber salçası,karabiber ve kuru fesleğen kattığımız patatesten koyup aşağıdaki gibi kapatıyoruz.Şimdi bana o kapatma biçimini sormayın çünkü resmini çekmekten fazla yardımcı olamayacağım:)



Aynen bu şekilde...Sonrada bol suda haşlayıp,tereyağlı salçalı sos hazırlıyoruz.Biz yanında birazcıkta sarmısaklı yoğurt seviyoruz,tercih size kalmış..




                                                                Afiyetler olsun..


Bu tarifimi aynı zamanda Yöresel yemek ve örgü blogunun sahibesi Safiye hanımın yöresel yemekler etkinliğine gönderiyorum...
24 Nisan 2012 Salı

Benden öte,benden ziyade..

Henüz pes etmedim.Ettiğim zaman duyarsınız nasılsa:))
Kendimle dalga geçiyorum resmen.Bazende ''vaaauv,ben ne menem şeymişim böylede biyonik insan gibi dolaşıyorum ortalıklarda,,diye kendimle bir gurur duyma durumlarına gark oluyorum:)...
Ne kadar çok yorulursam,o gün o kadar mutlu olma durumları peydah olmaya başladı.Endişelenmiyor değilim hani:)Psikolojide bu gibi halet-i ruhiyelere birtakım adlar veriyorlar ama araştırdım bunlar ruhi bozukluklarmış.Şundanda eminimki ruh sağlığım henüz yerinde:))..Yani şimdilik...Henüz:)..Rabbimde aksini bize bahşetmesin inşAllah...Kimseye.


Şu aralar parti teşkilatı olarak yaptığımız ev ziyaretleri işimin bende yarattığı stres,kaygı ve hayatımın sadece işimden ibaret olma durumu kaynaklı monotonluğu alıp götürüyor...Her yaş grubundan insanları dinlemek,sohbet etmek ve çare üretmeye çalışmak bende terapi etkisi yapmaya başladı.Değişik insanlar tanımak,onların ilgileri,samimiyeti,hayat gerçekleri turizm dünyasındaki sahte dostluklardan kaynaklı,yalan ve sahte,kinci,kıskanç,kaypak ve samimiyetsiz iş arkadaşlıklarını bir anda görmemi sağladı.Aslında belkide mecburiyetten bu dünyanın içinde mutlu oluyormuş gibi rol yapma gereği hissediyordum...Şimdi sadece profesyonelce bakıyorum:İşimi yapıyorum,paramı kazanıyorum.O kadar.Daha mutluyum.Aksi durumda kendimi çok üzüyordum.Herşeyi kafama takıyordum ama artık değmediğini anladım ve çok rahatladım.Görevim,işim belli.Yapar gelirim.Benim iş dalımdaki insanlarla özelde ve tüzelde görüşülemeyeceğini tasdikliyordum.Şimdi onaylıyorum:)


Neyse..Herşey insanın bakış açısına bağlı.Bu açıları zamanında ve doğru olarak tespit etmekte en önemlisi...Aman ne felsefi konuşasım tuttu bugün benimde:)Biri bana dur desin hadi!...Durdum:))


Geçen hafta otelde basınla tanışma kahvaltımız vardı teşkilat olarak.İzinli günüm olup sözkonusu epeydirde yapmadığım keyifli bir kahvaltı olunca neşem oldukça yerindeydi.



Kahvaltı sonrası dışarda şiddetli fırtınada poz vermek bu şekilde oluyor:))Hepimiz rüzgar yokmuş gibi davranıp,bu şekilde basına poz verince böylesi komik görüntüler ortaya çıktı.Uçmamak için birbirimize tutunmuş gibi halimiz var:))


Ohhh...Yazdım rahatladım bugünde....Bu parçada huzuruma huzur kattı.

21 Nisan 2012 Cumartesi

Bugün günlerden organik..

Yağmur ne yağacağını bildi bugün,ne yağmayacağını.
Kafaya koymuş ve ''yemlik,, otu arayacaktık.Tam zamanı idi ve çok sevdiğim bu otu Antalya'dada bulabileceğimi ümit ediyordum.
O bahaneyle baharın uyanışına rengiyle,kokusuyla,havasıyla şahit olup,toprakla buluşabilirdik.
Bizimkisi sadece bahane idi,bulsak ne ala,bulamazsakta ne ala idi:))
Karı-koca düştük yola...


Gelincikler,çiçekler..Hepsi merhaba diyordu bu yeni uyanışa..


Aradım,taradım...Hiç bir tarlada,çayırda,çimende yok.Şöyle bir kanıya vardımki;bu bitki soğuk iklim bitkisi...yoksa bir tane bile olmazmı?


Sonra yolda sırtında ve yanında çocuğu olan bu bayana rastladık.Sordum,öyle bir ot bilmiyor.3-4 km ilerdeki köyüne gidiyordu yürüyerek.Evine kadar bırakabileceğimizi söyledik.Geldi.Zaten 3-4 km.dirde yürüyormuş,sırtına bağladığı oğluşu ile...
Köyüne vardığımızda ineğini sağacağını,istersek süt alabileceğimizi söyledi.Gözlerim faltaşı gibi açıldı:))...Taze süt.Hemde işlem görmemiş.Yoğurt yapabilirdim içim rahat rahat.Tabii geliriz dedik büyük bir hevesle..


Bu manzaraları görünce bendeki çocukça sevince eşimin cevabı;''Tam aradığını buldun işte,,:))


Derya çok akıllı ve bir o kadarda tatlımı tatlı.Yöresel şivesiyle bir konuştu,pir konuştu:))Dalda,evde,bahçede ne varsa alın götürün diye ısrar ettikçe etti:)





İşte hayatımda aldığım en taze sütün  ilk hali:)Dikkatinizi çekerim oğluşu hala sırtında bağlı sol üst köşede:)Bir kere bile ağlamadı.Hayatından gayet memnun..



Samanlıktaki bu yumurtaları kaçırırmıyız:)Tam 14 tane bulduk ve onlarıda aldık..Eve gelir gelmezde tereyağında pişirdik..Artık gerisini anlatmayayım..Sanki yumurta sadece sarısından ibaretti:)


Derya ile bir ara bayağı derin bir muhabbete daldık.''Yine gelin,,diyordu..


Ve muhteşem final...Canıma tıkasım geldi bu güzellikleri..

19 Nisan 2012 Perşembe

Kadayıf dolması ve koşturmaca vaziyetleri...

Başlığı sevmedim ama neyse..Başkada birşey bulamadım.
Hepinize selam eder yanaklardan öperim.
Beni soracak olursanız:)...Cevaplayacak vaktim dahi yok diyebilirim şu 3 gündür.
Bir süre daha böyle devam edecek gibi.
Haaa...Kadayıf dolması diye böyle kasıla kasıla yazdığıma bakmayın:)...Şahsıma münhasır bir tatlı değil ama bugün partiden arkadaşımız Erzurumlu Nahide ablamızın davetinin ikramı idi.
İkram etmeklede kalmadı sağolsun birde evcek yememiz için çantalarımıza koyuverdi...


Bana göre nefis ve bir o kadarda hafif bir şerbetli tatlı.Hep sevmişimdir ama ilk defa tadan eşim biraz yumurta tadını ağırlıkta buldu...Ben seviyorum,yiyen yeeer,yemeyen yemez:))..Bana göre bugün sofrasının assolisti idi.Ellerine sağlık Nahide ablacığım.


Kermesler,ev ziyaretleri,basınla yapılan tanışma kahvaltıları derken iş çıkışı tüm öğleden sonralarımı bu hafta fena halde doldurdum:)..Hayret verici bir şekildede enerji doluyum,Allahın işi işte:))


Amaan,altın günlerim yok,gezmem tozmam hakeza:))Bugünde böyle geçti ve çok güzeldi.Evde yemeğimde yoktu herkes başının çaresine bakmış...Pişman değilim:) Ev ahalisinin bugünkü tolorelerinden dolayıda bir kez daha teşekkürlerimi bir borç bilirim.Sağolun,varolun:))

Sevgiyle kalın...

17 Nisan 2012 Salı

Fincanda içli köfte yapımı..

İçli köfteyi en hızlı biçimde yapma arayışlarım son hız devam ederken,makine ile yapıma gerekli olan ikinci kişiyi herzaman bulamama sıkıntısından dolayı bu yöntem kızkardeşim Sakine tarafından önerilmişti.
Telefonda anlatınca,''hmmm,olabilir ve mantıklı,,demiştim.İki seferdir bu şekilde yapıyorum ve bayağıda tuttum.Açarken çatlatma ve patlatma tehlikelerinden uzak,elle açmaktan pratik bir yöntem.Fotoğraflarda aşamaları görüntüledim.Benim gibi açmakta sıkıntı çekenlere birebir derim:))

Bu arada bahar geldi derken bende kendimde bir değişikliğe giderek uzun zamandır denemek istediğim saç rengiyle buluştum.İyi tepkiler aldım.Ruhsal durumları iyi olmayan hatunlar saçında başında çok sık değişiklik yaparmış:)) 6 yıldır saçlarımda herhangi bir işlem yaptırtmamıştım ama hayırlısı:)


    Buzdolabı poşetini fincanın içine yerleştiriyoruz.Tek kat olarak.



Fincanın içinde hamuru iki başparmağımızla çevire çevire açıyoruz..


   Poşetle birlikte fincandan çıkarıyoruz..İçini doldurup kapatıyoruz.


   Çok pratik..Tavsiye ediyorum arkadaşlar.


              Nasıl olmuşum böyle mor-kızıl saçla??

10 Nisan 2012 Salı

Nişastalı pasta hafifliği..

                                                                                                                                                                                                                                                          Dostlara,sevenlere,sevmeyenlere,izleyenlere,izlemeyenlere,bekleyenlere,beklemeyenlere, nede çok uzattı diyenlere:) yürek dolusu sevgilerimi gönderiyorum.
Harika bir bahar günü diye başlamak isterdim ama hafta sonu yaz sıcakları gibi kapıdan kendini gösteren güneş bugün yağmur yüklü bulutların arkasına saklanmıştı.Yokluğunu fırsat bilen rüzgarda arz-ı endam edince,sanki kış günlerine geri dönmüş gibi hissettirdi.
Efem,bendeniz kendini ordan oraya koşturup atan,herşeye gerekli gereksiz yetişmeye çalışan,hatta ve hatta ''bebelerime doğru dürüst birşeyler yapamıyorum bu aralar,hem hamurişi hem yemek hem pasta olayını hemencecik halledeyim,,:))düşünceleriyle olayı abartıp bugün mutfakta iki taşın arasında sevgili ab-ı hayat'ta gördüğü nişastalı pastayıda biraz değiştirip çokta hoşnut kalarak araya sıkıştırmaya çalışarak ''süper anne,, olma yoluna gireceğini zannederek kendini harap ve bitap etmekte ısrarlılar:).Ne zorum vardı anlamışta değilim...Amma velakin pasta buna değdi inanın.Hafifmi hafif,lezzetlimi lezzetli bir o kadarda kolay olan bu nefaseti şiddetle tavsiye ederim...
Ev,iş,parti arasında mekik dokurken ev işlerinide halledicem diye kendimi paralamanında ötesinde parça pinçik etmeye doğru yol alıyorum:))
Panik,iş yaparken telaşlı,huzursuz hallerimin artık yavrucaklarım tarafından bugün yüzüme vurulmasıda cabası...
Doğrumu?Tabiiki hayır.
Rahatsızmıyım bu durumdan?İşin kötüsüde bu ya:)Akşam oturduktan sonra ortaya çıkan yorgunluğum dışında hayır:))
Oturduğum an bittiğim andır:)..Bünye,sabah 05:30 dan beri ayakta ve devamlı hareket halinde olmanın verdiği sonucu kaldırıp kaldırmama arasında gidip gelmekte:))
Kimseye iki çift laf edecek halin kalmaması,
Bloglarda 10 dakika takıldıktan sonra dizde laptopla,eller klavyede uykuya dalmak gibi vehamete giden bir durumla karşı karşıya olmak:)).......Bilmiyorum artık:))


  Tarif gelsin diyenler buyrun:

Malzemeler

  • 4 yumurta
  • 1 bardak toz şeker
  • 1 kahve fincanı sıvı yağ
  • 1 kahve fincanı ılık su
  • 1 su bardağı nişasta
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
-Üzerine dökmek için 1,5 su bardağı süt
-1 bardak sütle çırpılmış krem şanti yada bu tarifte ilk defa denediğim krema kutularında satılan tatlı krema(sadece çırpılıyor o kadar) krem şantiden çok daha hafif ve lezzetli oldu.Real marketlerden almıştım.
-Ayrıca frambuaz sosu hazırlanacak (en sonda dökmek için).

Ben bu ölçüyü dikdörtgen borcam için yaptım ve tam kıvamında oldu.
Yumurta ve şekeri 5 dakikadan fazla çırpıp su ve sıvıyağıda ekleyip çok az çırpıyoruz.Elenmiş nişasta,un ve kabartma tozunuda ekleyip yağlanmış borcama döküyoruz.Önceden ısıtılmış fırında 160 derecede pişirip,bıçak kontrolünüde yapıp,pandispanyayı çıkarıyoruz.5 dakika bekledikten sonra 1,5 bardak soğuk sütü üzerine gezdirip iyice soğutuyoruz.Diğer taraftan krem şantiyi yada benim yaptığım gibi sıvı,şanti gibi olan tatlı kutu kremayı çırpıp soğumuş olan kekin üzerine sürüyoruz.En üstede pişirip soğuttuğumuz meyveli sosu döküp servis ediyoruz.

Biz ev ahalisi olarak çoook çok beğendik.Bir kere çok hafif.Pandispanyası çok güzel,birçok pastada kullanılabilir.Meyveli sosta çok güzel yakıştı.....Afiyetler olsun...


Neyseki uyumadan tarifi yazabildim:))
Sizleri seviyor ve yüreğimde olduğunuzu bilmenizi istiyorum...

Benden size bugün:



7 Nisan 2012 Cumartesi

Gamzedeyim deva bulmam..

  Arkadaşım Gamze'ye bugün uzun zamandan sonra gerçekleştirdiğimiz ziyaret olunca böyle bir başlık esiverdi.Yoksa hüzünlü bir durum yok yani.Güzel havayla birlikte bugün öğleden sonra ''hayallerindeki ev,,'ine konuk olduk.Zorluklarla,uğraşlarla,umutla kavuştu evine güzel arkadaşım.Tabir-i caizse tırnaklarıyla kazıyarak.Kendilerine cennetten bir köşe edinmişler.Sıcacık yürekleriylede süslemişler.Bana evin yapım aşamasını anlatırken hayallerimde canlandırmıştım ama bu kadar zevkli olabileceğini düşünmemiştim.Az çok tarzını bildiğim arkadaşımı yürekten kutluyorum.Hayranlıkla,huzurla izledim herşeyini.Her detayı o kadar güzel düşünmüşki...Diyecek söz bulamadım.Darısı bize diyerek ancak emekliliğimizde kavuşacağımızı düşündüğümüz(Rabbim kısmet ederse) evinde geçirdiğimiz birkaç saatin bizim gözümüzden size yansıyanlarla geldim.Ama önce aşağıdaki şarkıyı başlatın ve resimleri öyle izleyin.Vintage modundayım bugün ne yaparsınız:))



Şarkının güzelliği eşliğinde işte arkadaşımın sıcacık yuvası.....

































































     Hayallerindeki evin önce maketini yapmış Tayfun:))


















   En alttan ikinci obje benim hediyem:))


Huzur,sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum sizlere.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

instagramdayım..

Ben'ce...

Fotoğrafım
Limon çiçekleri
Antalya, Turkey
Yaşamımızın sınırlarını hayaller belirler.Hayallerin genişliği,yaşamın sınırlarını aşsada bazen,limon çiçeklerinin o dayanılmaz ilhamı kendini buralara atmış durumda.O kokuyu ömrünüzde birkez olsun hissetmeniz dileğiyle...
Profilimin tamamını görüntüle

Google Website Translator

İzleyiciler

Facebook'tayım.

Nereden böyle?

Misafir olduklarım

Sayfalar

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Sponsors