8 Şubat 2014 Cumartesi

Hollanda-5 ve son


Tatilimizin tek pazarında amcamızın oğlu Ali bizi ''Beverwijk,,e götürmeyi teklif etti.
Türkçesi ''kara (siyah) pazar,, anlamına gelen ''Zwarte markt,, denilen ve pek meşhurluğunu duymuş olduğumuz bu pazarı gezebiliriz dedi..
Sağolsun bizi o kadar yol götürüp tek izin gününü  feda etti ama bizim Japon pazarlarından farkı olmayan birçok hangarın içine kurulmuş,Türkiye'de kapalı çarşı örneklerine benzeyen burası ilgimizi çekti desem yalan olur..
Tamamen,Surinam,Fas,Türk ve diğer Arap asıllı Hollanda vatandaşlarının kurmuş oldukları bu pazara girmekte parasıyla:)
Türkiye'de görmüş olduğunuz Çin malları ne varsa aynısı burdada var..Hollanda değil yani burası..


Etrafta bi dünya yemek büfeleri ve uzakdoğudan tutun,arap yemeklerinin kırk türlüsü..Kokudan geçilmiyor ama Türk büfelerindeki yemeklerde artık dejenere olmuş..Herşey soslu ve uyduruk..


3 kişi 7 euro'ya yakın para ödedik ama mesele bu değil,mesele Hollanda'da pazara girmek bile parayla:))


Biz yemek tercihimizi yine Hollanda'ya özgü daha sade ve bilindik,özlediğimiz tatlardan yana kullandık.Mesela peynir kızartması ve yine yeni yeniden: patat:))



                                                         Farklı şeylerde vardı tabii...


Hemde çok değişik..Türk kuaförü olmak bir ayrıcalık gördüğünüz gibi.Bir saç fönüne minimum 20 euro'nun verildiği ve randevu ile gidildiği Hollanda kuaförlerinin yanında insanın mahalle kuaförünü bile özlemesi doğaldır herhalde..Üstelik duyduğuma göre yaptıklarıda hiçbirşeye benzemiyormuş:)


Dönüşte dayımın oğluna uğradığımız Dordrecht'inde diğer Hollanda şehirlerinden çok farkı yoktu..Zaten her yer birbirinin aynısı..Ben daha çok eski şehirleri sevdim..Dayımın kızıda hayıflandı,üzüldü..Ben Antalya'ya geldiğimde gezdirecek çok yerin vardı ben sana nereyi gezdireyim diye kara kara düşünüyorum dedi ve akşamüstüde olsa evlerinin yakınında eski ama cafe ve gezi alanına dönüştürülmüş yere götürdü..



Bahçesinde tamamen organik ürünler yetiştirilip satılan bu yerin yazın çok daha güzel olduğuna eminim..









Songül gelinimiz bize nefis mamalar hazırlamıştı..Günlerdir yediğimiz yemek tarzından sonra ev yemeğide güzel gelmişti..




Sevgili Songül tamamen kendi yaratıcılık ve yeteneğiyle habire güzellikler getiriyordu önümüze.Şeker hamuru ile yaptığı pastaların siparişlerini bile almaya başlamış.Görmek isteyen tık tık...


Veee..30 yıl sonra ilkokul arkadaşım Rosemarie ile buluşmakta ayrı bir keyifti.Facebook'ta kurduğumuz irtibatı kesmedik ve geldiğinde mutlaka haberim olsun diyen sevgili arkadaşım taa başka bir şehirden kalkıp geldi..Uzun uzun sohbet ettik.O'da 2 çocuk annesi olmuş.Hala sade ve aykırı tarzını değiştirmemiş.Hiç etek giymezdin dedim,güldü;Hiç giymedim zaten dedi..Geçmişten uzun uzun bahsederken saatler akıp geçmişti..Hakikaten sıcakkanlılığını anlatmaya tarif yetmez.Yabancılarda pek görebileceğimiz türden değil..Gerçekten ve içten..




Neresimi burası?
Büyüdüğümüz ev..Sol taraftaki balkon.Evin arka tarafından görüntü.Kimse oturmuyor,boşmuş.Olmasaydı kapıyı çalıp evi gezmek isteyecektim.Yine sol taraftaki çatının içindeki pencereler yatak odalarımızın pencereleri idi..O pencerelerden çıkar,yan taraftaki komşumuzun çocuklarının odalarına girer çıkardık oynamaya.Olukların üstüne basarak.Annemiz babamızda bizi uyuyor sanırdı.Ne tehlikeli işler:)..
İşte burda uzun uzuun durduk kardeşimle..Akşamüstüydü..En duygulandığım an olduğunu söyleyebilirim.Herşey gözümün önünden film şeridi gibi geçti..


Ayrıldığımız son dakikaya kadar her bir köşesine tekrar tekrar baktım..Memleketimi  hiçbirşeye değişmem amma velakin bu ülkede beni çeken hep birşeyler var..Nemli,sisli havası,tuğla evleri,düzeni,değirmenleri,yosun tutmuş kanalları..
Şimdiden neyimi özledim?


''Haaring,,
Bilmeyenler için;Hollanda'ya özgü,salamura edilmiş,tuzlu ve çiğ olarak soğana batırılarak,kuyruğundan tutulup sokak orasında yenen  balık..Bir çeşit lakerda.
Bir defada 10 defa bile yiyebileceğim lezzet..Tiksindirici bir görüntüsü olabilir,yanıltmasın..Tuz zaten balığı pişirmiş durumda.Gönül rahatlığı ile yiyebilirsiniz..Evet,..yiyeceklerden en çok Haaring'i özledim..

Bir daha ne zaman bir Hollanda post'u yazarım bilinmez..
Kısmet..Ama,hiçbiri bunun kadar zevk vermeyecek eminim..

Sağlıkla mutlulukla kalın..

3 MUHTEŞEM YORUM..:

rana sultan dedi ki...

Super bir gezi olmus.Insallah istedigin ozledigin bit zanan ailenle kizlarinls gider onlara da gisterirsin .Selam ve dua ileee

SİHİRLİ OKLAVA dedi ki...

Hollanda benim de görmeyi istediğim bir yer.Geçen yaz olmadı ama belki bu yıl olur.
Çocukluğunuzun geçtiği yerlerde gezmek ne kadar farklı bir duygudur.Hem de şimdi yaşadığınız yerden bu kadar uzakta olunca.
İlgiyle okudum :)

Tihara dedi ki...


Ben blogunuza Okumayı severim
Ben Malezya'dan geliyor
Ben google translate kullanarak tarafından turky konuşmak ediyorum :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

instagramdayım..

Ben'ce...

Fotoğrafım
Limon çiçekleri
Antalya, Turkey
Yaşamımızın sınırlarını hayaller belirler.Hayallerin genişliği,yaşamın sınırlarını aşsada bazen,limon çiçeklerinin o dayanılmaz ilhamı kendini buralara atmış durumda.O kokuyu ömrünüzde birkez olsun hissetmeniz dileğiyle...
Profilimin tamamını görüntüle

Google Website Translator

İzleyiciler

Facebook'tayım.

Nereden böyle?

Misafir olduklarım

Sayfalar

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Sponsors